18 Temmuz 2012 Çarşamba
Kal !
Arkandan ağıt yaktırma bize , kal bu şehirde . Hem bak ben de senin gibi 2 kız babası oluyorum bugün 19/07.
6 Temmuz 2012 Cuma
5 çekicez !
Bir derbi klasiğidir bu görüntü , dün akşam canadian tarafından eklenmiş eski zaman maçlarını izlerken gözüme çarptı . Bir takım çocuklar,adamlar vardı tellere yapışırdı eliyle 5 yapar sesini mikrofona duyurmaya çalışırdı "5 çekicez abi bu sefer 5 bak görürsün.." .
Teller kalktı , tellere yapışıp eliyle 5 işareti yapan çocuklar da kalktı.
3 Temmuz 2012 Salı
Olmasaydı böyle
26 Ağustos 2011 Cuma
22 Mayıs 2011 Pazar
hep seni istedim
20 Şubat 2011 Pazar
Sardı korkular
5 Şubat 2011 Cumartesi
etme eyleme
19 Ocak 2011 Çarşamba
dünya bir yana sen bir yana
sen benim şu dandik müzisyenlik hayatımda çalabildiğim en güzel akorsun .Benim La minörümsün her şarkım seninle başlıyor veya her şarkımın içinde sen geçiyorsun güzel kızım.
23 Aralık 2010 Perşembe
22 Kasım 2010 Pazartesi
2999...3000...3001....
Benim gibi pek çok kişinin gönlünden geçen oldu ve 3.000 no'lu gol hanesine Alex yazıldı , biz onu zaten gönüllere çoktan yazıp etrafını kırmızı çerçeveye almıştık bile. Ne güzel yakıştı.
8 Kasım 2010 Pazartesi
Gökhan ortaya
Sağ bek mevkisi ona dar geliyor , bir kanat oyuncusu kadar hızlı atağa çıkabiliyor , bir orta saha oyuncusu kadar yerinde müdahale yapabiliyor , bir forvet gibi verkaç yapıp adam eksiltebiliyor ama mevkisi sağ bek. Genel anlamda takım oyununa görece az etkisi olabilecek mevkide oynayıp da maça bu kadar etki edebilecek bir seviyede futbol oynamak büyük başarıdır.
23 Ekim 2010 Cumartesi
14 Ekim 2010 Perşembe
Ordaydık
http://www.facebook.com/video/video.php?v=1684781282644
27 Eylül 2010 Pazartesi
tekrar ali sami yen
Fenerbahçe taraftarı olarak galiba son kez Ali Sami Yen stadına maça gidiyoruz. Normal şartlarda ezeli rakibin stadı olmasından dolayı zerre umursamamak lazım ama istanbulun futbol tarihi biraz değişik cereyan ettiği için Fenerbahçe stadı hariç diğer stadlar uzun seneler boyunca hep ortak kullanıma açık olmuş. Bir de yarı-yarıya veya gücü yeten stadı doldurur dönemlerinde büyük üstünlüğü olan Fenerbahçeliler için suyun karşı tarafındaki 2 stad İnönü ve ASY önemli anılarla doludur. Her ne kadar benim için izlediğim ilk Fenerbahçe ve derbi maçının oynandığı stad olan İnönü daha özel olsa da ASY stadının da hakkını vermek lazım.
23 Ağustos 2010 Pazartesi
gel değişelim
Rıdvan Dilmen "fenerbahçe de değişim başladı" diye bir cümle kurmuş , biraz fazla heyecanlı ve acele kurulmuş bir söylem geldi bana. Gerçekten bir değişim mi var ? yoksa "ya tutarsa"ya dayanan bir deneme yanılma çabaları mı ? Değişimi sadece oyuncu dizilişlerinde mi aramak lazım çünkü trabzon maçının ilk yarısındaki kadro geçen seneki oyuncuların aynısıydı yoksa takıma ve oyuna bakış açıları mı değişiyor tüm topçuların . Çok iddialı bir kelime değişim , hele de fenerbahçe gibi dalgalanmaya doğuştan meyilli bir camia'da kullanmadan önce kırk defa düşünülmesi gereken bir kelime değişim.5 Ağustos 2010 Perşembe
mavi hap kırmızı hap

Gün bugündür , 12 eylül referandumundan bile daha çetrefilli ve gönül dağlayıcı bir seçimdir bu . 2 sevdiğin var , gönlünün kıyısında yer ayırdığın şimdi ikisini birden ya çöpe atacak ya da birini seçeceksin. Futbol medyasının önümüzdeki günlerde milyonlarca Fenerbahçeli'ye servis edeceği iki renkli hap , Alex mi ? Aykut mu ? herkes kendi Matrixini yaşasın bakalım . Young Boys maçını izlediğim kahvede arkamdaki adam 45 dakika boyunca "alexsiz olur mu be , çıkacak adam mı alex ya" diye söylenip durmasından tırsmıştım çünkü o kahve gibi onbinlerce kahve ve her birinin içinde futbol medyasının zihniyet temelini oluşturan yüzbinlerce söylenen adam var. Stada gelen homurdanma makinalarını saymıyorum bile.
Daha önce defalarca alex koşmuyor , takımı 1 kişi eksik bırakıyor diye yazıp çizenler önümüze alex'in istatistiklerini koyacaklar üstüne de türkiye'ye gelmiş en faydalı yabancı oyuncu sosu döküp süsleyecekler ve karşılığında da aykut kocaman'ın hocalık kariyerinin aslında fenerbahçe için yeterli olmadığını , yıldız futbolcuları idare edecek karizmasının olmadığını ve cesur kararlar veremediğini öne sürecekler. Cesur karar almanın alex'i oyundan çıkarmak olmadığını bunun takımın dengelerini bozduğunu ve en büyük zararın da aykut kocamanın kendisinin çekeceğini falan söyleyecekler. Bunların üstüne takımdaki karaktersiz topçuların iki adım önündeki topa girmeyip kıçını başını sallayarak sahada gezinmeleri de eklenince gelecek bir kaç mağlubiyet ile içtiğimiz hap midemize oturacak. Aykut Kocaman'a bir elveda selamı çakan fenerbahçe taraftarı yeni disiplinli(!) hoca ile güzel skorlara yelken açacak , gemiyi hiç terketmeyen kaptanı(!) ile.
Bu olasılığı çok yüksek olan senaryo , ihtimali düşük de olsa başka bir senaryo da var . Onu biraz daha saklayıp olur da bir mucize olursa "şerrefsizim ben düşündüydüm aha taslak olarak yazı bile yazdıydım" demek için kenara koyuyorum.
29 Temmuz 2010 Perşembe
Nasıl olacak ki ?

Eski avrupa maçlarına benzedi dünkü maç , rakip sağdan soldan ortadan tepeden her yerden saldırır 3-4 tane atınca da rahatlar yedekleri sokar onlarda bir hınçla ataklara katılır ama ilahlar korurdu kalemizi. Dün de ilahlık rolüne soyunan volkan vardı , penaltıyı da çıkartsa bir tane de isviçre panterimiz olurdu. 2 tane çok iyi onun dışında çok kötü 9 tane adam vardı sahada. Aykut hocanın işi zor , çok zor nerden tutsan elinde kalıyor takım . Ama buna rağmen yine de avrupa kupalarında deplasmanda kaybetmeme serisine devam etti hatta o dandik penaltı olmasaydı galip bile gelebilirdi , evet burda bir takım kötü oynadığı maçları bile kazanabiliyorsa... diye başlayan klişeyi yerleştirebiliriz ama tam oturmaz . Takımın hücum gücü iyi bence , Stoch üstüne bu sene en az 3-5 yazı yazdırıcak kalitede ve etkide biri gibi duruyor. Dia da aynı etkiyi yapacaktır ve ben genel kanının aksine hücuma yönelik oyunda hızlı ataklarda Alexin çok daha etkili olabileceğini düşünüyorum. Strese girmediği zamanlarda hemen her takıma karşı mutlaka golü bulacaktır Fenerbahçe , ancak golü attıktan sonra ortayı ve arkayı nasıl dolduracak o sorun. Mecburiyetten dolayı 10 kişi kalınca takım savunması psikolojik olarak yerleşiyor ve görece başarılı olabiliyor takım ama 11-11 olduğunda daha çok hücum yapma ihtiyacı hissettiğinde işler kötü çünkü hücum ile defans arasında koca bir tarla kadar boşluk oluyor , burayı dolduracak kapasitede bir aurelio-appiah ikilisi yaratılmadığı sürece bol gollü maçlara tanık oluruz.
Emre sakat olmadığı sürece takımdan kesilmesinin teknik ve taktik olarak mümkünatı yok o zaman emre'nin sağına veya soluna artık neresine yerleşecekse sağlam bir dinamo koymak lazım eldeki kadroda böyle biri çıkar mı ? Zor dostum zor şarkısını playlist'e alıyoruz hemen . Defans Lugano ve G.Gönül dışında elle tutulur bir tarafı olmayan yapısıyla fazlasıyla heyecanlandırıyor insanı , young boys maçı çok güzel bir örnek oldu bu heyecana ama bir sezon çekilecek türden değil bu evde parçalayacak yastık kalmaz yoksa devre arasına kadar. Defans yapmayı gerek fiziksel gerekse mental açıdan beceremeyen bir futbol kültürümüz olduğu için bizim ligimizde biraz sağlam ön liberolar ve onların arkasında savrulmayan stoperleri denkleştiren her takım şampiyonluğa uzanabiliyor , Fenerbahçe şu an itibariyle arkası sağlam bir takım olmaktan fersah fersah uzak , sadece Lugano ve G.Gönül ile çözülecek türden bir sorun da değil ; aurelio'dan beri ortadaki tarlayı ekip biçecek adam kadrosunu tam anlamıyla dolduramıyorlar . Bu alan gerektiği gibi dolmayınca defans en kral stoperler ile dolu olsa misal lugano-terry gibi akıllara zarar bir ikili oluşturmuş olsa bile kevgire dönme ihtimali oldukça yüksek oluyor .
Evet kilit adam rolünü yine hiç sevmediğim halde emre b.'ye biçmek zorundayım ve bütün karın ağrım bu yüzdendir. Bakalım aykut hoca'nın mülayim duruşu mahallenin şımarık çocuğu modelindeki emre b.'yi yola getirip istikrarlı ve verimli bir ön libero haline getirecek mi ? hatta bununla yetinmeyip yardımlaşması ve takım oyunu mantalitesini geliştirip yanına gelecek vasatın biraz üstü m.topuz veya selçuk gibi oyuncuları basamak atlatacak mı ? ve en önemlisi de emre b.'nin yükselişi ile birlikte fenerbahçe diyelim ki şampiyonlar liginde gruplara kalırsa , hadi biraz daha abartalım gruptan çıkarsa falan tribünde mesela ben emre'ye tezahürat edecek miyim ? Yazıyı ister istemez emre eksenine kaydırdım ama emre ve yanındaki adam her maç 3 kişilik top oynamadığı sürece takım tel tel dökülecek , volkan -biraz da mecburiyetten- en iyi sezonlarından birini geçirecek , alexin takımı eksik bıraktığı tartışmaları iyice alevlenip belki de yedeğe çekilmesi gerekecek , takım kötü giderse lugano sezon ortasında kapağı başka bir takıma armak için figerin fitilini ateşleyecek , taraftar selçuk , bekir ve bilicaya saydırmaktan arta kalan vaktinde Stoch için pankartlar açacak ( dia da bu kontenjana adaydır ). Aykut hoca da öğütme makinemizin nadide dişlileri arasından kurtarabildikleri ile tanıl bora deyimiyle bir başaltı takıma zıplayacağı zamanı kollayacak. diyorum evet.
17 Haziran 2010 Perşembe
hiç bir şey olmamış gibi
20 Mayıs 2010 Perşembe
senden önce senden sonra

seninle ortak noktalarımız var başkan , fenerbahçeliyiz ve şeker hastasıyız. Vücudumuz yavaş yavaş eriyor ve senin de benim de yaşlılığım diğer insanlardan daha zor olacak , bunu şimdiden bilmek insanı rahatsız ediyor , adaletsizlik duygusunu körüklüyor . Ama senin işin de benden zor başkan , ben bir hata yaptığım zaman veya çuvallama ihtimalim olduğunu gördüğümde geri çekiliyorum , kaybedeceğim çok büyük olmayacağı için vazgeçebilme imkanım daha çok ; şekerim çıkmıyor böylece . Biliyorum senin öyle değil sorumluluğun daha büyük , işler boka sararsa kaybedeceğin de büyük , karşılaştığın sinir ve stres kat kat büyük ama itiraf et başkan senin kazancın da büyük bu işlerden sen ticaret adamısın kazancın olmasa niye durasın buralarda ? Niye habire şekerini yükseltip yükseltip daumu'u guiza'yı başımıza musallat edesin ? Tabii biz işin o kadar detayını gelirini giderini bilemeyiz ama koca nato müteahhiti olarak senin bir hesabın vardır . Hesapsız kitapsız işe girişmezsin ama şanssızsın be başkan hesapların bağdattan dönmekten bıktı , işgal bitse de ırak normale dönse bağdat'a yerleşsek derdinde. Hesap yapma başkan bırak oluruna , para kaptırmıycam diye inat ettin tuncayı gönderdin forvet hattı iflah olmadı kezmandan kaçarken guizaya tutulduk. 3 sene şampiyon oluruz dedin , bu kulübe tarihindeki en büyük acıyı son maçta şampiyonluk kaptırma acısını yaşatan hoca'yı da hesap kitap işine kattın . O adam uğursuz başkanım , allahı kitabı para onun , para verip ciğerimizi yakmak gibi saplantılı bir ruh haline niye sokuyorsun bizi başkan ? Biz sana ne yaptık ? Yeri geldi el salla diye tribünden boğazımızı yırtmadık mı ? yeri geldi internet aleminde seninle dalga geçenlere karşı cansiperane savunmadık mı ? Senin yaptığın işe bak . Sanki başka takım yokmuş gibi gidip trabzonspor maçında şampiyonluğu veriyorsun. Evet sen oynamadın o sahada ama o direkler , o taç çizgisi , tribünler ve localar ve o 9 numara senin eserin değil mi ? O sahadaki fenerbahçeye ait herşey senin ve yönetimin yediği halt değil mi ? Abuk subuk yerlerde bağırttığın anonsçu senin değil mi başkan ?
Bütün herşeyin sorumlusu iken nasıl böyle sıyrılıyorsun başkan sen esas bunu anlat bize Rüştü'nün telefon görüşmelerini değil . Hem herşeyin en merkezinde olup da hiç bir şeyle alakan yokmuş gibi hallere nasıl giriyorsun ? kendini ve etrafını nasıl inandırıyorsun buna ? benim en çok merak ettiğim şeylerin başında bu geliyor. Bir de niye herşeyi içine attığını merak ediyorum başkan senin . Hep çok şey biliyorsun ama söylemiyorsun bize , paylaşmıyorsun. Denizli faciasının yaklaştığını biliyordun ama hiç renk vermedin , kimin nasıl hakem ayarladığını biliyorsun hangi hakemin kime,neye hizmet edeceğini biliyorsun , bir kulüp başkanı demeç verdiğinde kime ne mesaj gittiğini biliyorsun, şike teşvik ıvız zıvır hangi kulübün antreman sahasında ne dönüyor haberin var , hangi karanlık bulutlar şu canım futbol alemini kirletiyor biliyorsun da niye bunları çanak çömlek patlayınca çıkıp kızara bozara anlatıyorsun ? Bunca senelik yöneticisin başkan artık olayların önüne geçme vakti gelmedi mi ? Bildiklerimi anlatsam çok can yanar tavırlarından yorulmadın mı , yoksa istifa edip döne döne yalama mı oldu hepsi ? Aslında hiç birşey bilmeyip bizi mi kekliyorsun başkan.Daha ne kadar travma yaşatacaksın bize başkan ? Senin herkesle hır gür içinde yaşayacak gücün kudretin var ama bizim yok . Alışkınız aslında kaos içinde geçen günlere ama senin yarattığın kaos farklı be başkan , tarifi yok dibi, ucu bucağı yok . Her gün daha da zırvalar hale geliyoruz.Biz zırvaladıkça sen o koltuğa daha da yapışıyorsun biliyorum , böyle bir şampiyonluk kaçtı diye istifa edecek , bırakıp gidecek adam değilsin sen başkan. Benim ki fakir avuntusu yazıp yazıp siliyoruz işte , bunlar da aradan kaçıp kurtulan cümleler.
Yaşımız tutuyor senden öncesini gördük başkan senden sonrasını da görmek istiyoruz , nasıl olsa hepimiz fenerliyiz yine karşılaşırız , locanın birinden el sallarsın belli mi olur.














